Güle Güle Ferit Abi

Sen bilmezsin Tarık abi fakat çocukluğumuzda “Adam korkak şöyle Cüneyt gibi iki yumruk vuramıyor” diyen akranlarımızla çok kavga ettik senin için “Adamda sırık gibi boy var, Sami Hazinses kadar olamıyor” diyenleri kovaladık , nerden bilelim ki asıl kavganı ülken için saklamışsın; asıl kavgan  tahta sandalyelerde çekirdeklerini dahi yemeği unutup seni izleyen toplum için olacakmış, nerden bilelim ki seni salon adamı gibi gösteren filmleri aslında hiç sevmemişsin, Maden, Sürü gibi filmlerle “İşte ben Tarık Tahsin Eregül” diyeceğin zamanların başlayacakmış.

Ne çok adı Ferit olurdu değil mi Tarık Akan’ın? Oysa bu bir tesadüf değildir Ertem eğilmez’in çocuk yaşta ölen çocuğunun adıdır Ferit; Ertem Eğilmez de usta oyuncuyu oğlunun yerine koymuştur. Bir yüzün iki hali kitabında;

“ertem abi beni oğlu gibi severdi. bütün filmlerinde adımda da oğlunun adını kullanırdı: ferit. her gün saat 9-10 gibi evinde toplanırdık, akşam saat 1’lere 2’lere kadar dışarı çıkmazdık.bütün gün senaryo ve oyun üzerinde çalışmalar, konuşmalar, sohbetler olurdu. ertem abi benim ustam, türkiye’de çok önemli bir beyin, çok önemli bir kişilik, çok önemli bir yönetmen.”

diye yazar Tarık Akan. 12 filmde (öyle olsun, hababam sınıfı, hababam sınıfı sınıfta kaldı, gece kuşu zehra, delisin, bizim aile, ah nerede, boş ver arkadaş, oh olsun, tatlı dillim, sev kardeşim ve beyoğlu güzeli) “ferit” ismini kullanmıştır.

Ne diyeyim Ferit abi, ölüm öyle bir şey ki kavga edeceğim bir arkadaşım gibi değil, sadece eski  belediye sinemamızın küçük salonunda sandalyesinde ayağa kalkmış “Teşekkür ederim, yaşamımıza kattığın güzellikler, erdemler” için diyebiliyorum. Işıklar yoldaşın olsun

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir