Korona çağı ve insan ilişkileri

2020 nin mayısı, dışarıda alabildiğine bir bahar havası; dört günlük sokağa çıkma yasağının haleti ruhiyesi içinde “Nedir bu” diye bir daha sorduğumuz günler yaşıyoruz, ramazan döneminin en sevdiğim yanı olan pideler artık doğrudan sofraya gelmiyor; üzerlerindeki virüsün etkisini kaybettiğinden emin olmak için biraz balkonda bırakıyoruz. “Kim bilir eli değen insanlar kimlerle görüştü; ne olur ne olmaz” diyoruz şüpheyle. İnsanın yalnızlaştığı bir dönem aynı zamanda; başkalarıyla görüşmek taşıyıcı olmak ya da taşınmışı yüklenmek demek.

A couple wears masks as the embrace, following the outbreak of the novel coronavirus on Valentine’s Day in Hong Kong, China February 14, 2020. REUTERS/Tyrone Siu

Ne garip “Taşıyıcı” tabiri kime deniyordu; uyuşturucu taşıyanlara, şimdi virüs taşıyanlar da bu tabirle ifade ediliyor. Garip bir virüs herkes de aynı etkiyi yaratmıyor, direnç durumuna göre değişiyor o nedenle “Nasılsa ben de bir şey yok” diyerek başkalarına yaklaşmak karşılıklı bir tehlike durumu oluşturuyor. “Ondan bana bir kötülük gelmez” diyen sevgililer, akrabalar, dostlar birbirlerine tehlike taşımamak için maalesef birbirlerinden uzak. Geçenlerde veba dönemi ile ilgili benzer durumları okumak olayın ürkütücü yanını iyice artırıyor. Umarım en kısa zamanda biter de olayın sosyal taraflarını daha fazla görüp daha fazla şoklar yaşamayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir