Otizmle tanışmak-1

Zirve yani oğlum yeni doğmuş; 4 kilo 20 gram ağırlığında ve görenlerin bir daha bakmak isteyeceği bir çocuk. Her anne baba gibi doğduğunda bir engelinin olmadığını görüp şükrediyoruz.(Engel olarak vucudunun uzuvlarında eksiklik olarak bir düşünce var kafamızda). Aşılarını ve genel sağlığını çok iyi takip ediyoruz fakat bir şey dikkatimizi çekiyor; yüzümüze bakması için bir sese, onun ilgisini çekecek bir şeye ihtiyaç duyuyoruz sürekli ve sonra bir doktor tanıdığımız gerçeği söylüyor ; bir gariplik var diyor, otizm olabilir diyor, bir uzmana gösterseniz iyi olur diyor. Hiç konduramıyoruz böyle bir rahatsızlığı fakat yaşı arttıkça hareketler de artınca bir tanıdığımızın çocuğunu götürdüğü bir otizm uzmanına götürüyoruz Zirve’yi. Uzman bir teyple uğraşıyor bizi dinlerken; ” Teknolojiyi kullanarak bu işi çözecekler” diyorum içimden. Sonra bir nevi bir okul çocuğunu sınavlara hazırlayacak yönlendirme, dikkat arttırma çalışmaları başlıyor fakat bir eğitimci olarak beş yaşında bir dikkat eksikliği olan çocuğa matematik öğretmenin bu meseleyi çözme de nasıl bir yararının olacağı kafama tam oturmuyor. Sayı saymalar, yazı yazmayı öğrenmelerle geçiyor günlerimiz ve doğal olarak anne kendini de öğretmenin yerine koyuyor ve rol modeli değişiyor.

Bu sorunun başlangıcında olduğumuz için Zirve’yi aynı zamanda eğitim ortamından koparmamak gibi bir telaşımız da var; okula kaydediyoruz Zirve’yi anneye aşırı bağımlı hali nedeniyle annesi okulda dahi hep yanında. Bu arada otizm merkezlerinden birine devam ediyoruz; yine sınava hazırlanan bir çocuğu hazırlar gibi çalışmalar var. Zirve bu arada yapabileceği bazı yeteneklerden dahi giderek uzaklaşıyor kendini içine daha çok kapatıyor bir şey öğrenmek istemiyor ve maalesef otistik hareketleri giderek artıyor. Bir eğitimci olarak kendi öğrencilerimde gördüğüm bir açmazı görüyorum aslında; bir öğrenciye ilgi duymadan bir şey öğretmeye kalktığınızda kendini kapatır ve içi yeteneklerini gösterme potansiyeli giderek düşer; bunu yaşadığımızı görüyordum fakat bilmediğimiz bir problemle karşılaştığımızdan yapılanların işe yaramasını beklemekten başka çaremizin olmadığını düşünüyordum.

Uyarı 1: Önemli bazı merkezlerin bu ders öğretme gayretlerinin dışında otizmin gereklerine uygun eğitim verdiklerini okuyorum ve aileler bu merkezleri araştırarak seçmeli; kesinlikle bu konuda iyi eğitim almış uzmanlarla çalışmalılar.

Uyarı 2: Otistik çocukların karanlık bir dehlizin içinde kaybolduklarını ve buradan çıkarma yolunun sevgiyle onlara elini uzatmak olduğunu, onları eğitim yarışına katma hayalinin bazı otistik çocuklarda önemli gerilemeler sağlayacağı unutulmamalıdır. Hayat öğretilmeli, sevgi her aşamada kullanılmalı.

Devam edecek….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir