Netflix İnsanı

Tek tv kanalının izlendiği yılları yaşayanlar bilirler; kanal size ne sunarsa onu izlerdiniz. Bir kanalın alternatiflerinin çıkmaya başladığı yıllar ise tam anlamı ile tek tv kanalına alışmış bünyeyi allak bullak etmeye başlamıştı; seçme şansının giderek arttığı, kumanda denilen gücün kendini göstermeye başladığı dönem insanın da yoğun medya bombardımanına uğradığı yıllar olup çıkmıştı. Bu durum giderek arttı arttı ve bu gün uydulardan iş çıkıp bir telefon kablosundan geçip izleyiciye “Seç beğen izle” demeye başladı. İnternet üzerinden izleyici tutmaya çalışan bu yeni medya anlayışı ki bunların başında Netflix gelmektedir; öyle ilginç film ve diziler ortaya çıkarmalıdır ki internet ortamında bedava izlenme ortamı ile rekabet edebilsin.

Ne yapacak pekiyi bu kanallar tabii ki yeni izleyici kesimi oturup inceleyeceklerdi; “Oyy şu romatizmalarım” diye inleyen eski kuşak fadime teyzenin internete girip kendilerini izlemeyeceklerini bildiklerinden “Oha olum; vampirler bir şehri ele geçiriyor ekşin olum ekşin” diyen bir neslin ruhuna göre filmler ve diziler yapacaklar tabii. Aslında kapitalist bakış açısıyla düşünüldüğünde bu “İnanamıyorum” diyerek şaşılacak bir şey değil “Para para” demiş Napolyon gibi koca bir zat, ne yani yeni medya anlayışı da böyle demesin mi